Fahiş Fiyatların Önü Neden Kesilmiyor?
Hükümetin kontrolünde olan kurumlar, hayat pahalılığının önlenmesi için neden gerekli tedbirleri almıyor?
Fahiş fiyat meselesi artık ekonomik bir tartışmanın ötesine geçmiş, doğrudan vicdanları yaralayan bir adaletsizlik haline gelmiştir.
Vatandaşın sofrasından eksilen her lokmanın, raflarda etiketsiz şekilde artan her fiyatın bir sorumlusu vardır. Milletin, zor zamanlarda dayanışmayı büyütür. Ama fırsatçılar her zaman, krizleri fırsata çevirmenin derdinde olur. Üretici ile tüketici arasına set çekip, aradaki farkı katlayan, stokçulukla piyasayı manipüle eden bu market anlayışı kabul edilemez! Denetimler göstermelik olmamalı. Cezalar caydırıcı değil, sonuç alıcı olmalı. Sadece para cezası kesip geçmek, bu düzeni değiştirmez. Gerekirse kapatma, gerekirse raflara el koyma, gerekirse ticari faaliyetlerini durdurma dahil en sert yaptırımlar devreye alınmalıdır.
Vatandaşın hakkını gasp edenin, o rafta bir gün bile yerinin olmaması gerekir. Türk milletinin alın teri üzerinden kazanç devşirenlere karşı sessiz kalınmamalı, ticaret ahlakı olmayanın, bu ülkede rahat hareket etmesine izin verilmemelidir.
Yüksek Fiyat artışlarında en kolay ve rahat kontrol mekanizması, Toptancı Sebze halinden alınan faturalarlar alış ve satışlar etikete yazdırılmalı, vatandaş aldığı ürünlerin fiyatlarını açık ve net görmesi gerekirken, özellikle belediyeler ve ilgili kurumlar neden hayat pahalılığının önlenmesini sağlamıyor?
Limon Toptancı Sebze Halinde 15-20 TL den satılırken, Perakende satışlar 100-130 TL vatandaş soruyor; “neden tedbir alınmıyor?”
Vatandaş hayat pahalılığından canı yandı, mutfakta yangın var, Tük halkı soruyor; “yetkililer neden tedbir almıyor?” Mutfak yangını tehlikeli boyutta!